29 Ocak, 2006
26 Ocak, 2006
Ayrılırken Şefkatli konuşan aşık olmayan taraftır
Proust'un doğru bir önermesiile karşı karşıyayız arkadaşlar...
Aşık olmayan taraf için konu ayrılık olduğunda bir hüzün kaplar bedeninini, karşısındakinin kendisine bakışlarına ısrarla cevap veremez olur.
gözlerinin içine o aşkı görmemek için bakamaz.bildiği birşeyi görmek istememek hüzünlendirir,istese de acımasız olmayı olamaz,şefkate dönüşür tüm hisleri onu kendinde var eden kişiye aşk için şefkatle bir bedel öder...
24 Ocak, 2006
Organize Isler
Filmi ben dün izledim.Yılmaz Erdoğan ismine pek sıcak bakmam ,soğuk bir tavrı var espirileri olsun konuşma tarzı olsun Levent Kırca'Nın genç versiyonu gibi.
Film konusunda ise aslında ben beğenmedim filmi fakat hiç sürpriz olmadı özellikle Demet AKBAG'ın oyunculuğu resmen fiyasko hatta "Bir demet tiyatro"'da canlandırdığı karekterin gölgesini gördüm bu rolü oynarken kendisinde.
2 güzel oyunculuk vardı birisi Özgü NAMAL'a ait birisi de Tolga ÇEVİK'e ait. Peki pişman mısın derseniz aslında değilim bu 2 güzel oyunculuğu seyrettiğime hiç pişman değilim olamamda. Cem YILMAZ için birşey söylemeye gerek yok,rolünün hakkını yine vermiş.
20 Ocak, 2006
Kadinların kendilerini anlayan erkeklere bakışı
İlk bakışta bunun tersi olan önerme doğru gibi gözüksede
mantıklı nedenleri vardır kadınların kendilerini anlayan
erkeklerden haz almamalarının...
Kadınlar ,sürekli şifreli hareketlerinin decoder kullanmaksızın
erkekler tarafından çözülmesini ve bu hareketlere uygun hareket
sağlayan pozisyon alınmasını,söylediklerinin aslında mecaz değil
daha başka manalara geldiklerini ve mecaz üstü boyutun düşey e
ksende yatay çözümünün bu kadar kolay yapılmasını hoş bulmazlar.
Aslında bu isteklerinin cazibesi sadece biz erkeklerin çoğunluğunun
bunu yapacak duygusal zekaya sahip olmamasından gelir ki buna
sahip olanlar genelde kadınlar tarafından çok zaman hoşlanma dışı
duygular ile anılır yada daha azaltılmış dozajıyla ukala bulunurlar.
Kadınların aslında anlaşılmak istemediğini anlamaları ,anlaşılmalarıyla
doğru orantılıdır ki anlaşıldığını,gizli her konuşmasını bir decoder gibi
çözen birisinin karşısında oturduğunu ve bunun bir erkek olduğunu
hisseden bayan bundan hoşlanmaz.
Kadınları cazip kılan her zaman sırlarıdır ve anlaşılamayan cazibesidir ki
anlaşıldığında kendilerini çözülmüş gibi hisseden kadınların aslında
anlaşılmak istemediklerini anlamaları kendilerini anlayan birisini
bulduklarında çok uzun sürmez .
Bir kadın için kendisini anlama noktasındaki erkek onun tüm kıvrımlarında
dolaşan ve cazibesini yitirmesini sağlayan ender keneler'den biridir.
19 Ocak, 2006
Söylemek ve okumak arasındaki fark
Bilmem fark ettiniz mi çoğunlukla arabesk söyleyen ve şarkıcı olma vasfından sanatçı vasfına yaklaşmayı düşünen yada Türk sanat müziği okuyan ustaların bile yaptığı bir "söylemek" ve "okumak" kelimeleri arasında bocalama var fakat bu bocalamadan daha sanatsal olduğu düşünülen "okumak" kelimesi galip çıkıyor çoğunlukla Hata şuradan kaaynaklanıyor okunan şiirdir bununla beraber söylenen şarkıdır.Fakat söylediğim gibi kimse "hadi ne okuyalım" demek yerine "hadi ne söyleyelim" cümlesini tercih etmiyor. Fakat bu büyük bir hata sanatsal olmas kaygısıyla yapıldığı düşünsede okunan şey düz yazıdır,şiirdir fakat söylenen şey şarkıdır.Şiir söylenmediği gibi şarkıda okunmaz...
12 Ocak, 2006
Aşk
Hayat;bir başka olasılığın olası olduğu durumdur
Ölüm;bir başka olasılığın olası olmadığı durumdur.
Ben aşkı hayat'a benzetiyorum,içinde her olasılık var,kesinlikle önünüzü göremiyorsunuz ve sonucunu da bilmiyorsunuz yapacaklarınızın.Körsünüz ve hayat yolculuğunuzda bindiğiniz arabanın silecekleri ne kadar zorlasanızda çalışmıyor.Yolunuz belli değil ve gidiyorsunuz.Aşık olduğunuz kişi için onu kaybetme olasılığı,onu üzme olasılığı,onun hayatınızdan çıkıp gitme olasılığı ve onu başkasının sizin elinizden alma olasılığı aşk'ı yaratıyor ona karşı.Olasılıklar varsa aşk da oluyor yani.Hayat ta böyle değilmi her an yeni bir olasılık her yeni durum için karşımızda yeni bir olasılık durmuyor mu?
Aşkın bitmesinide ölüme benzetiyorum.Aşk bitmişse hiçbir olasılık yoktur sizin için.Sevdiğiniz elde birdir,onu kaybetme olasılığınız yoktur,onu üzme olasılığınız yoktur,onun hayatınızdan çıkıp gitme olasılığı yoktur ve en önemlisi onu sizin elinizden birisinin alma olasılığı yoktur.Ölüm de böyle değilmi geldiğinde bizim için tüm olasılıklar bitmiyor mu?
Aşk'ı yaşatmak olasılıkları var kılmak ile olur.Aşkını hala yaşayanlar sevdiğine elde bir gözüyle bakmayan ve onu kaybetme korkusunu,onu üzme korkusunu,onu başkasının elinde alma korkusunu taze tutanlardır.
Aşk için olasılıkları var kılmaya nedersiniz?Hayatınızdaki tüm elde birlere bir bakın ve olasılıkları var kılın !Birde bakmışsınız elde biriniz Hayatınız yada Aşkınız olmuş !
02 Ocak, 2006
i think so
Evet emin değilim ama bundan sonra kendi yazdıklarımıda
burada yayınlamayı düşünüyorum özellikle sözlükte
yazdıklarımı ve denemelerimi...
Bunun yanında hazırcılık yapıp bazen sırf sizi kandırmak
adına linkler vereceğim hatta yine sırf sizi kandırmak
adına çektiğim ve çekilmiş fotoğrafları yayınlayacağım
Yorgunum an itibariyle.Şu an yaptığım gibi artık bende
hissettiklerimi blirteceğim...
Öyle yanii...

